Sevgili Dostlar
HAYIRLI VE SEVDİKLERİNİZLE AFİYETLE GEÇİRECEĞİNİZ NİCE MUTLU, BEREKETLİ, SAĞLIKLI BAYRAMLAR DİLER,
BAYRAMINIZI KUTLARIZ
Ayrıca,
geçen sene başlattığımız ve benim Bodrum'a yerleşmem ile ilkbaharda sonlandırmak zorunda kaldığımız sohbet ve iletişim toplantılarını yeniden başlatmak istiyoruz.
Özellikle,
Sürdürülebilirlik Kavramı ve bunun içine giren 3 Ana kavramı masaya yatırdığımız,
işletmeci, yönetici ve iş adamlarımıza
hem Ekonomik olarak Karlı ve uzun soluklu iş yapmayı
Hem de Doğa ve Topluma Hizmet etmeyi nasıl bir arada sürdürebiliriz, sürdürmeliyiz teması çerçevesinde gelişen,
sohbetlerimizi yeniden başlatmak isteğindeyiz.
Uzun Kurban bayramı tatili arasından sonra,
27 Ekim Pazar günü,
önce BİRLİKTE Yemek Yapıp DÜNYA MUTFAĞINI keşfederek hoşça vakit geçirmek,
Akabinde de SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMINI Masaya Yatıracağımız Toplantı serimizi yeniden başlatmak istiyoruz.
27 EKim Pazar Günü
14:00 FÜZYON MUTFAĞI
17:00 Sürdürülebilirlik ŞİMDİ
(ALT BAŞLIK:
1-Karlı ve Uzun Ömürlü Bir İşletme Nasıl Kurulur, ve Nasıl İdame Ettirilir
2-İşletmelerde Enerji Tasarrufu ve Kendi Enerjisini Üretme Çözümleri/Yenilenebilir Kaynaklar
3-EKolojik Çözümler İşletmelere Nasıl Adapte Edilebilir
4-İşletmelerin Sürdürülebilir Olması için Sosyal Boyutları)
Projelerini şimdi tekrar hayata geçirmek istiyorum
Katılım Durumunuzu bildirirseniz, çok memnun oluruz
KALIN SAĞLICAKLA
Dr. Saim Yiğit Bayrak
ÖNEMLİ NOT:
1 - Toplantılarımız ücretsizdir,
Füzyon Mutfağı için Mutfak kullanım bedeli ve satın alınması gereken malzemeler için kişi başı 25TL toplanmaktadır ve para doğrudan işletmecenini hesabına yatırılmaktadır
2 - Sadece içeceklerimizi ve yemek sonrası sipariş ettiğiniz yiyeceklerin ücretlerini, özel anlaşmamıza göre indirimli olarak işletmeye ödeyeceksiniz.
Toplantılarımız,
1-TOPLUMSAL VE BİREYSEL BİLİNÇ OLUŞUMUNDA katalizör görevi üstlenmek
2-sinerji yaratarak işletmeci ve girişimcilerimizin başarısını arttırmak
3- YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR, ATIK YÖNETİMİ, ENERJİ TASARRUFU gibi bugüne kadar ihmal edilen ve hali hazırda yalapşak kanunlar ile yönetilmeye çalışılan önemli ekonomik faaliyetlere dikkat çekmektir.
Katılım Durumunuzu bildirirseniz, çok memnun oluruZ
Rezervasyon İçin
KALIN SAĞLICAKLA
Dktr Saim Yiğit Bayrak 532 307 80 54
saim.yigit.bayrak@gmail.com
Mim. Devran Kızmaz 538 302 92 94
devrankizmaz@gmail.com
Popüler Yayınlar
-
It is definitely not only about cooking, but for sure, I am a food lover and wonderer of world cuisines and kitchens, But more, It i...
-
Yaz günü yaz günü Boza da nereden çıktı demeyin, bir kez deneyin, hele bu kadar uzun süre ortalarda görünmemişken, demeyin, hele ki b...
-
B u proje, kesinlikle sadece yemek hakkında değildir, diğer taraftan, sizi temin ederim, ben bir yemek meraklısı ve hatta düşkünü ve düny...
-
Sevgili Dostlar HAYIRLI VE SEVDİKLERİNİZLE AFİYETLE GEÇİRECEĞİNİZ NİCE MUTLU, BEREKETLİ, SAĞLIKLI BAYRAMLAR DİLER, BAYRAMINIZI KUTLARIZ ...
-
.................................... 3 sorumuza cevap vermenizi rica ediyorum. 1- Kullandığınız ilkden sona doğru 5 sosyal medya mecra...
-
Barış Manço Ne de güzel söylemiş, öyle değil mi çocuklar. Sevgiye, Barışa, Mutluluğa ve Neşeye önemli bir kapı olan, Bayramlarımız i...
-
Bundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil, yapamadıkların için üzüleceksin... -Dolayısıyla halatları çöz. Güvenli limandan uzaklara yelken aç....
-
Uçaktan korkuyor, sigarayı bırakamıyor, kilolarla başa çıkamıyorsanız, QEPR (Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapi) teknikleriyle vücudun d...
-
Bu pazar sizinle tipik bir - Readers Digest - (Bütün Dünya) Hikayesi paylaşmak istedik. ama, bu öyle bir hikaye değil, basbayağı bize hay...
Popüler Yayınlar
-
It is definitely not only about cooking, but for sure, I am a food lover and wonderer of world cuisines and kitchens, But more, It i...
-
Yaz günü yaz günü Boza da nereden çıktı demeyin, bir kez deneyin, hele bu kadar uzun süre ortalarda görünmemişken, demeyin, hele ki b...
-
B u proje, kesinlikle sadece yemek hakkında değildir, diğer taraftan, sizi temin ederim, ben bir yemek meraklısı ve hatta düşkünü ve düny...
-
Sevgili Dostlar HAYIRLI VE SEVDİKLERİNİZLE AFİYETLE GEÇİRECEĞİNİZ NİCE MUTLU, BEREKETLİ, SAĞLIKLI BAYRAMLAR DİLER, BAYRAMINIZI KUTLARIZ ...
-
.................................... 3 sorumuza cevap vermenizi rica ediyorum. 1- Kullandığınız ilkden sona doğru 5 sosyal medya mecra...
-
Barış Manço Ne de güzel söylemiş, öyle değil mi çocuklar. Sevgiye, Barışa, Mutluluğa ve Neşeye önemli bir kapı olan, Bayramlarımız i...
-
Bundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil, yapamadıkların için üzüleceksin... -Dolayısıyla halatları çöz. Güvenli limandan uzaklara yelken aç....
-
Uçaktan korkuyor, sigarayı bırakamıyor, kilolarla başa çıkamıyorsanız, QEPR (Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapi) teknikleriyle vücudun d...
-
Bu pazar sizinle tipik bir - Readers Digest - (Bütün Dünya) Hikayesi paylaşmak istedik. ama, bu öyle bir hikaye değil, basbayağı bize hay...
Popüler Yayınlar
-
It is definitely not only about cooking, but for sure, I am a food lover and wonderer of world cuisines and kitchens, But more, It i...
-
Yaz günü yaz günü Boza da nereden çıktı demeyin, bir kez deneyin, hele bu kadar uzun süre ortalarda görünmemişken, demeyin, hele ki b...
-
B u proje, kesinlikle sadece yemek hakkında değildir, diğer taraftan, sizi temin ederim, ben bir yemek meraklısı ve hatta düşkünü ve düny...
-
Sevgili Dostlar HAYIRLI VE SEVDİKLERİNİZLE AFİYETLE GEÇİRECEĞİNİZ NİCE MUTLU, BEREKETLİ, SAĞLIKLI BAYRAMLAR DİLER, BAYRAMINIZI KUTLARIZ ...
-
.................................... 3 sorumuza cevap vermenizi rica ediyorum. 1- Kullandığınız ilkden sona doğru 5 sosyal medya mecra...
-
Barış Manço Ne de güzel söylemiş, öyle değil mi çocuklar. Sevgiye, Barışa, Mutluluğa ve Neşeye önemli bir kapı olan, Bayramlarımız i...
-
Bundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil, yapamadıkların için üzüleceksin... -Dolayısıyla halatları çöz. Güvenli limandan uzaklara yelken aç....
-
Uçaktan korkuyor, sigarayı bırakamıyor, kilolarla başa çıkamıyorsanız, QEPR (Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapi) teknikleriyle vücudun d...
-
Bu pazar sizinle tipik bir - Readers Digest - (Bütün Dünya) Hikayesi paylaşmak istedik. ama, bu öyle bir hikaye değil, basbayağı bize hay...
10 Ekim 2013 Perşembe
29 Mart 2013 Cuma
Bundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil, yapamadıkların için üzüleceksin...
-Dolayısıyla halatları çöz. Güvenli limandan uzaklara yelken aç. Rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet...
-Yapabileceğin kadar söz ver... Sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap...
Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık bir tavuktur.
-Dertlerini gözyaşlarında boğmak isteyenlere dertlerin yüzme bildiğini söyle...
-Dalın ucuna gitmekten korkma... Meyve oradadır...
-Büyük adam, büyüklüğünü küçük adama davranışıyla gösterir...
-Şans bukalemun gibidir... Biraz zaman tanı, mutlaka değişecektir...
-“Tarihte en etkili 100 kişi” adlı kitabı okudum... Onların hepsiyle ortak olduğumuz tek şeyin zaman olduğunu hayretle gördüm...
-Günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan, bu belki bütün gün “hırladığın” içindir...
-Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin...Şimdi başla... Şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla...
-Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim...
-Kimi zaman içindeki o sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven...
Aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu...Herhalde bunu ona hiç kimse söylemedi ki, uçuyor...
~Aldous Huxley~
Eee, şimdi bize ne diyorsunuz değil mi???!!!.
Ehh, Füzyon nedir, annemizin, ninemizin mutfağını aşmak,
yeni denizlere yelken açmak değli mi dostlar
:)
-Dolayısıyla halatları çöz. Güvenli limandan uzaklara yelken aç. Rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet...
-Yapabileceğin kadar söz ver... Sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap...
Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık bir tavuktur.
-Dertlerini gözyaşlarında boğmak isteyenlere dertlerin yüzme bildiğini söyle...
-Dalın ucuna gitmekten korkma... Meyve oradadır...
-Büyük adam, büyüklüğünü küçük adama davranışıyla gösterir...
-Şans bukalemun gibidir... Biraz zaman tanı, mutlaka değişecektir...
-“Tarihte en etkili 100 kişi” adlı kitabı okudum... Onların hepsiyle ortak olduğumuz tek şeyin zaman olduğunu hayretle gördüm...
-Günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan, bu belki bütün gün “hırladığın” içindir...
-Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin...Şimdi başla... Şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla...
-Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim...
-Kimi zaman içindeki o sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven...
Aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu...Herhalde bunu ona hiç kimse söylemedi ki, uçuyor...
~Aldous Huxley~
Eee, şimdi bize ne diyorsunuz değil mi???!!!.
Ehh, Füzyon nedir, annemizin, ninemizin mutfağını aşmak,
yeni denizlere yelken açmak değli mi dostlar
:)
25 Mart 2013 Pazartesi
SİGARA, UÇAK KORKUSU ve Fazla KİLOLAR
Uçaktan korkuyor, sigarayı bırakamıyor, kilolarla başa çıkamıyorsanız,
QEPR (Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapi) teknikleriyle vücudun dengesini sağlayabilirsiniz.
Duygusal sorunlarımızın temelinde yaşam biçimimiz, yediklerimiz, içtiklerimiz, gibi somut nedenlerin olabileceğine dikkat çekiliyor.
Modern yaşamın stresi, yaşam enerjimizin düzgün çalışmasına engel oluyor,
Mesela, sokaktaki hayvanlara bakın, tam bir miskinlik, gevşeme halindedirler,
velakin, acil bir durumda inanılmaz kısa bir sürede reaksiyon gösterip tam alarm durumuna geçerler,
halbuki modern insan, sürekli bir alt düzeyde de olsa ALARM HALİNDE yaşıyor, ve bu ruh, beden ve zihin arasındaki iletişimi bozuyor,
ve kişi birbiri ardına sıkıntılar yaşamaya başlıyor!
eğer siz de, kötü alışkanlıklar, korkular ve kaygılardan kurtulmak istiyorsanız, şu tavsiyeleri değerlendirebilirsiniz:
Fiziki etkinlikler:
1. Kendinizi kötü hissettiğinizde çay, kahve, kolalı içecekler yerine bir bardak su için. Bir süre dinlenin.
2. Bazı gıdalar, parfümler hatta giysiler bile mutsuzluk yaratabilir. Gergin olduğunuzda, korktuğunuzda kendinizi gözlemleyin. Ne yiyip, içtiğinize bakın. Bir liste oluşturun.
3. Açık havada yürüyüş yapın. Temiz havada, derin nefes almak en iyi ilaçtır.
4. Düzenli spor yapın, egzersiz ruh, beden ve zihin arasında kopan bağları kurmak için birincil araçtır.
Duyguları yönetmek:
1. Stres bedenin enerji akışını bozduğu için, fiziki sorunlara neden olur. İyileşmek için önce sakin ve dengeli olmaya karar vermeniz gerekir.
2. Her gün temiz bir sayfa açın. Eski kirli bir tabakta, yemek yemek yerine, temiz tabakla güne başlayın. Geçmişi geride bırakın.
Enerjiyi dengelemek:
Emery, kendi kendimizi “sabote” ettiğimizi savunuyor. “insanlar sorunları çözmenin kolay olduğuna inanırsa, zaten en önemli adımı atmış olurlar” diyen, ünlü terapist, enerjisini düzeltmek isteyenlere şu tekniği uygulamalarını salık veriyor:
1. Sizi mutlu eden ve sevdiğiniz şeyleri düşünün. Gözünüzün önüne güzel görüntüler gelsin.
2. Zihniniz ve bedeniniz arasındaki enerjiyi dengelemek için, önce elinizin alt kısmına diğer elinizle 10-15 defa hafifçe vurun. Daha sonra, tek elinizin parmaklarının ucuyla burnunuzun altına 10-15 defa hafifçe vurun. Aynı işlemi sırasıyla, iki elinizin parmaklarıyla gözlerinizin altına, daha sonra koltuk altınızın 8 cam altındaki bölüme avuç içlerinizle vurarak sürdürün. Hareketi, göğsünüzün ortasındaki bölüme tek elinizin parmak uçlarıyla vurarak tamamlayın. Bu rutini, sizi rahatsız eden konuyu gerçekçi bir biçimde algılamak için sık sık tekrarlayın.
3. Yoga, Meditasyon gibi zihinsel ve fiziksel aktiviteleri bir arada düzenleyen yöntemleri bilinçli ve istekli olarak uygulamaya alın.
QEPR (Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapi) teknikleriyle vücudun dengesini sağlayabilirsiniz.
Duygusal sorunlarımızın temelinde yaşam biçimimiz, yediklerimiz, içtiklerimiz, gibi somut nedenlerin olabileceğine dikkat çekiliyor.
Modern yaşamın stresi, yaşam enerjimizin düzgün çalışmasına engel oluyor,
Mesela, sokaktaki hayvanlara bakın, tam bir miskinlik, gevşeme halindedirler,
velakin, acil bir durumda inanılmaz kısa bir sürede reaksiyon gösterip tam alarm durumuna geçerler,
halbuki modern insan, sürekli bir alt düzeyde de olsa ALARM HALİNDE yaşıyor, ve bu ruh, beden ve zihin arasındaki iletişimi bozuyor,
ve kişi birbiri ardına sıkıntılar yaşamaya başlıyor!
eğer siz de, kötü alışkanlıklar, korkular ve kaygılardan kurtulmak istiyorsanız, şu tavsiyeleri değerlendirebilirsiniz:
Fiziki etkinlikler:
1. Kendinizi kötü hissettiğinizde çay, kahve, kolalı içecekler yerine bir bardak su için. Bir süre dinlenin.
2. Bazı gıdalar, parfümler hatta giysiler bile mutsuzluk yaratabilir. Gergin olduğunuzda, korktuğunuzda kendinizi gözlemleyin. Ne yiyip, içtiğinize bakın. Bir liste oluşturun.
3. Açık havada yürüyüş yapın. Temiz havada, derin nefes almak en iyi ilaçtır.
4. Düzenli spor yapın, egzersiz ruh, beden ve zihin arasında kopan bağları kurmak için birincil araçtır.
Duyguları yönetmek:
1. Stres bedenin enerji akışını bozduğu için, fiziki sorunlara neden olur. İyileşmek için önce sakin ve dengeli olmaya karar vermeniz gerekir.
2. Her gün temiz bir sayfa açın. Eski kirli bir tabakta, yemek yemek yerine, temiz tabakla güne başlayın. Geçmişi geride bırakın.
Enerjiyi dengelemek:
Emery, kendi kendimizi “sabote” ettiğimizi savunuyor. “insanlar sorunları çözmenin kolay olduğuna inanırsa, zaten en önemli adımı atmış olurlar” diyen, ünlü terapist, enerjisini düzeltmek isteyenlere şu tekniği uygulamalarını salık veriyor:
1. Sizi mutlu eden ve sevdiğiniz şeyleri düşünün. Gözünüzün önüne güzel görüntüler gelsin.
2. Zihniniz ve bedeniniz arasındaki enerjiyi dengelemek için, önce elinizin alt kısmına diğer elinizle 10-15 defa hafifçe vurun. Daha sonra, tek elinizin parmaklarının ucuyla burnunuzun altına 10-15 defa hafifçe vurun. Aynı işlemi sırasıyla, iki elinizin parmaklarıyla gözlerinizin altına, daha sonra koltuk altınızın 8 cam altındaki bölüme avuç içlerinizle vurarak sürdürün. Hareketi, göğsünüzün ortasındaki bölüme tek elinizin parmak uçlarıyla vurarak tamamlayın. Bu rutini, sizi rahatsız eden konuyu gerçekçi bir biçimde algılamak için sık sık tekrarlayın.
3. Yoga, Meditasyon gibi zihinsel ve fiziksel aktiviteleri bir arada düzenleyen yöntemleri bilinçli ve istekli olarak uygulamaya alın.
17 Mart 2013 Pazar
Bu pazar sizinle tipik bir - Readers Digest - (Bütün Dünya) Hikayesi paylaşmak istedik.
ama, bu öyle bir hikaye değil, basbayağı bize hayattaki önceliklerimizi hatırlatan bir hikaye
Buyrun
"ÖFKE" ( Çok Güzel Bir Hikaye )
Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu.
Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona gelmişti.
Babalarının öfkesini görünce, korkmuş, sinmiş halde birer koltukta sessizce oturup kalmıştı.
Adam, çocuklara, hanımın üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu:
-Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu, açık mavi gömleği ütülemeni söyledim. "Kahverengi gömlekle gidiversen nolur!"muş. Bugün sunum yapacağım, karamsar bir görüntü mü vereyim, dinleyenlerin içi kararsın, bu da projeye verecekleri oyu etkilesin! Bunu mu istiyorsun?
-Tamam bey, bitti işte.
Adam açık mavi göleği hışımla aldı;
-Bitti, tabi bitti ama ben geç kaldıktan sonra bitmiş neye yarar.
Hanımı çocukların korkmuş yüzlerine baktıktan sonra, yine eşini sakinleştirmeye çabaladı;
-Dün bundan da geç çıkmıştın, vakit var, yetişirsin.
-Anlamıyor ki, anlamıyor ki. Bu gün sunumu ben yapacağım.
Herkesten önce gitmeliyim ki, gelecek önemli konuklara 'Hoş geldin' demeliyim.
Adam bir sürü söz daha söylenerek, bağırarak çıktı, arabasını çalıştırıp uzaklaştı.
Hanımı, direksiyon başında da öfke saçan eşinin halinden endişelendi, "Bir kaza yapmasa bari..."
Eşi uzaklaşınca, çocuklarının yanına gidip sarıldı, rahatlatmaya çalıştı.
-Madem erkenden kalktınız, hemen size sultanlara layık bir kahvaltı hazırlayıp getireceğim.
Mutfağa geçti, zihnindeki huzursuzluğu dağıtmak için hemen neşeli müzikler çalan bir radyoyu açtı. Ocağa haşlamak için yumurta koydu, cezvede süt ısıtmaya başladı. Masaya zeytin, peynir, reçel koymayı da ihmal etmedi. Biraz sonra çocuklarına seslendi
-Kahvaltınız hazııır!
Çocuklar kahvaltıya otururken, radyoda müziğin birden kesilmesi dikkatini çekti. Son dakika haberi anonsuyla, radyonun sesini biraz daha açtı.
Radyo'da zincirleme bir kaza haberi vardı. Ayrıntılarla biraz sonra birlikte olacağız demişti spiker ama kazanın yerini söylediği andan itibaren o sandalyesine yığılıp kalmıştı. Spikerin bahsettiği kaza yeri, kocasının her gün işe giderken geçtiği dörtlü kavşaktı.
Eşinin bu kavşaktaki trafikten şikayetçi olduğunu, her sabah yoğun bir trafik olduğunu söyleyişi aklına geldi. "Geç kaldım diye acele edip acaba o da..." Aklına gelen düşünce içini daha da yaktı, hemen ayağa kalktı.
-Çocuklar, unutmayın ocağa yaklaşmak yasak. Kahvaltınızı yapıp salona geçin, oynayın. Benim acil bir yere uğramam gerek, kapıyı da kimseye açmayın tamam mı?
Çocukları uslu, söz dinler olduğu halde, çok kısa süreli de olsa evde yalnız bırakmak zorunda kalsa tekrar tekrar tembihte bulunurdu.
Sokağa çıkmak için üzerine bir şeyler aldı, cebine de bir taksi parası aldı.
Kapıya yöneldiğinde kocasının bu kazada ölmüş olabileceği endişesiyle kabaran yüreğine daha fazla dayanamayıp, ağlamaya başlamıştı. Göz yaşlarını çocukları görmesin diye, açık olan mutfak kapısına sırtını dönmeye özen
gösteriyordu. İçindeki acının kocasının ölmüş olma ihtimali kadar, giderken kendisini kırması ve çocuklarının önünde bağırıp çağırmasından da kaynaklandığını anladı. Oysa her zaman böyle öfkeli değildi.
-Eğer ölürse, çocuklarım babalarını, son gördükleri haliyle mi hatırlayacak?
Kalp kıran, öfkeli bir baba olarak mı kalacak akıllarında?
Kapıdan çıkarken, çocuklarına bir kez daha seslenecekti ama artık akan gözyaşları saklanamayacak haldeydi. Hemen kapıyı açıp dışarı çıkmak için hamle yaptı ama karşısında kapıya doğru adım atmakta olan kocası vardı.
Adam, bir an karısının ıslak yanaklarına baktı; "Haberleri mi dinledin?"
diye sordu. Hanımı, konuşamadan sadece başıyla onayladı. Adam, önce sarıldı, sonra eşinin yanaklarını sildi.Hanımı zorlukla sordu;
-Hani önemli bir toplantına geç kalmıştın, niye döndün?-Kaza benim hemen yakınımda oldu. O anda toplantıdan daha önemli bir şeyi unuttuğumu hatırladım. Eğer o kazada ölseydim...
O anda çocuklar da yanlarına gelmiş, babalarının yine öfkeli olabileceğini düşünerek, annelerinin yanında durmuştu. Adam, bütün içten, samimi gülümsemesiyle çocuklarını yanına çağırdı, boyunlarına sarıldı, yanaklarından öptü.
-Ben bu gün büyük bir hata yaptım ve evden çıkarken, sizleri ne kadar sevdiğimi söylemeyi unuttum. Böyle önemli bir şey unutulur mu hiç. Ne yapalım, ben de geri döndüm.
*Her günü son günün bil. *
9 Mart 2013 Cumartesi
Öncelikle, Neden bahsediyorum, ifade etmeme izin buyurunuz
Bu proje, kesinlikle sadece yemek hakkında değildir, diğer
taraftan, sizi temin ederim, ben bir yemek meraklısı ve hatta düşkünü ve dünya
mutfaklarının ve öznelinde mutfağın hayranıyım.
Ama bunların
ötesinde, farklı insanlar ve kültürler keşfetmek, yaşam, iş ve kültür hakkında fikir
alışverişinde bulunmak, işte bu!..
Bu sebeple, dünya
mutfaklarınndan yemek hazırlamak ve pişirmek, sunmak ve haklarında yazmak
sureti hizmet etmeye ve sizlerle paylaşmaya karar verdim!
Bu yüzden,
sizinle büyük bir sırımı paylaşmak istiyorum(!) (INNINININ)
Gezegenimizin
tarihsel 3 büyük mutfağını keşfettim, dünya mutfaklarına hükmeden ve aslını
oluşturan.
En yaşlısı
olan Çin Mutfağı, yaklaşık 3-4000 yaşında bir genç kız,
Eski impararatorluk
döneminden beri bir hanedandan diğerine aktarılarak günümüze kadar ulaşmış
olan!
İkincisi 2500
yaşında, Farisi, yani İran; Pers Hükümdarı Xerxes’in kurduğu Hanedan ile
başladı ve Selçuklu ve Osmanlı Türk, İranlı muhtelif hanedanlar boyunca sürdü, ve
günümüze iki versiyon halinde ulaşmıştır;
İran'daki fars
versiyonu
Ve
Türkiye'deki Osmanlı/Türk versiyonu
En gençleri
ise Fransız mutfağıdır ki, Fransa ve Batı Avrupa’ki Fransız, Güney ABD Eyaletleri(Luiziyena)
gibi bölgelerde hüküm sürmektedir.
Bunun, İtalyan
ve İspanyollar gibi kendine bağlı küçük ama asla ihmal edilemeyecek alt mutfakları
da vardır!
Tayland,
Hindistan ve Japonya gibi ikinci Hakim mutfaklar da önemli oldukça çeşitli ama ancak
Çin Mutfağının variasyonları olarak kabul edilir.
Pers Mutfağı,
Avrupa’da Macaristan’a Asyada Güney Rusya ve Afganistan’ ile Pakistan’a kadar etkilerini
göstermektedir.
Ama bugün, ABD
nin Batı Sahillerinde, 70’li yıllarda 4. büyük ve baskın mutfak ortaya çıkmış
ve dünyanın muhtelif kesimlerinde farklı füzyon tarzları gelişmeye devam etmektedir.
Beni yemek
ustam tarzımı, OKYANUS FÜZYON olarak adledmişti, ben hala bu ne demek pek de emin
değilim, ama sizi temin ederim, ben deniz ürünlerini ve onlarla yapılan şeylere
bayılıyorum!
Farklı lezzetleri
ve tatları denemek ve tatmak, ve VECD’in farklı boyutlarını keşfetmek!!!!!!!!!
Artık
anlamışsınızdır;, toplantılarımız asla sadece yiyecek ve/veya yemek konusunda olmamıştır,
olmamaktadır ve asla da olmayacaktır; aslen diğer Dünyalar, Yerler, İnsanlar,
Hayatlar ve Halklara doğru bizi götürecek uzun bir YOLCULUK’tur.
Özel olarak, çok
zevk aldığım bir konu ise, her bir yemeğin ardındaki HİKAYELERİ paylaşmaktan
keyif duymaktayım! ...
4 Mart 2013 Pazartesi
First, let me express you, what I am intending
It is definitely not only about cooking, but for sure, I am a food lover and wonderer of world cuisines and kitchens,
But more, It is about interacting with different people and peoples, discovering cultures and exchanging ideas for life, business and culture!
Thus I have decided to discover experiment and share by cooking, serving and writing about the world cuisines!
Thus, I like to share with you a BIG SECRET
I have discovered, there were 3 major kitchens in the historical development of our planet,
Which really dominate
Oldest one, Chinese about 3-4000 years old survived from dynasty to dynasty
Second, Persian, 2500 years old, started with Persian Dynasty of Xerxes, and lasted through Turkish Seldjukien and Osmanly Dynasties till today and exists as two main versions;
Persian in Persia
Persian in Persia
And Turkish in Turkey
And French in France and West Europe, South of US States (Luisiana).
Connected minor cuisines are Italian and Spanish!
Secondary Dominating kitchens like Thai, Indian and Japanese also are significant but are rather considered originally as varieties of the Chinese, though today they are very unique and established as well!
But today, the 4th big and dominating kitchen rouse by the need in West Cost of US in the 70’s and ever since different parts of the world has been developing different fusion styles.
My cooking master once had called my style Oceanic Fusion, I still am not sure what this means, but I can assure you, I love sea food, and combining things with one another!
Trying and experimenting different flavours and tastes, discovering different dimensions of ECSTASY.
Thus, our meetings were, are and never going to be only about food or eating, but a JOURNEY into other Worlds, Places and People and Peoples.
Partially, I enjoy sharing the STORIES behind each food/dish, !...
FUSION KITCHEN
is a style of cuisine marked by an interest in integrating disparate cooking styles and ingredients and in the use of freshly prepared local ingredients. It is a general term for the combination of various forms of cookery and comes in several forms. The food is typically prepared with strong attention to presentation.
Strong influences include Italian cuisine - the combination of which with Californian culture gave the world California-style pizza - as well as French cuisine, Mexican cuisine, Jewish delicatessens, and eastern Asian food, particularly Chinese cuisine and Japanese cuisine. Sushi in particular has become popular in many regions of coastal California, and the California roll is an example of Californian fusion sushi.
Regional fusion combines different cuisines of a region or sub-region into a single eating experience.
Asian fusion restaurants, which combine the various cuisines of different Asian countries, have become popular in many parts of the United States and United Kingdom. Often featured are South Asian, East Asian, and South-East Asian dishes alongside one another and offering dishes that are inspired combinations of such cuisines.
California cuisine is considered a fusion culture, taking inspiration particularly from Italy, France, Mexico, the idea of the European delicatessen, and eastern Asia, and then creating traditional dishes from these cultures with non-traditional ingredients - such as California pizza.
Other examples of this style include Tex-Mex, which combines southwest United States cuisine and Mexican cuisines, and Pacific rim cuisine, which combines the different cuisines of the various island nations.
In Australia, due to the increasing influx of migrants, fusion cuisine is being reinvented and is becoming increasingly the norm at numerous cafes and restaurants; with Melbourne and Sydney now being considered as some of the best cities in the world with regard to the quality and creativity of Asian-fusion restaurants.
Another incarnation of fusion cuisine implements a more eclectic approach, which generally features original dishes that combine varieties of ingredients from various cuisines and regions. Such a restaurant might feature a wide variety of dishes inspired by a combination of various regional cuisines with new ideas.
Foods based on one culture, but prepared using ingredients and flavours inherent to another culture, are also considered forms of fusion cuisine. For instance, pizza made with cheddar and pepper jack cheese, salsa, refried beans or other common taco ingredients is often marketed as "Taco Pizza". This particular dish is a fusion of Italian and Mexican cuisines. Similar approaches have been used for fusion-sushi, such as rolling maki with different types of rice and ingredients such as curry and basmati rice, cheese and salsa with Spanish rice, or spiced ground lamb and capers rolled with Turkish-style rice and grape leaves, which resembles inside-out dolma’s.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

